Marka Hukukunda Tek Harf Farklılığının İltibas ve Karıştırılma İhtimaline Etkisi: Yargıtay 11. HD. 2021/3839 E. Sayılı Karar Analizi
11. Hukuk Dairesi 2021/3839 E. , 2022/7833 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.05.2016 tarih ve 2014/382 E. – 2016/138 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ERSA ibareli markaların 06, 20, 35 mal ve hizmet sınıflarında davacının adına tescilli olduğunu, ancak davalının 2012/51762 başvuru numaralı “ZERSA” ibareli markanın adına tescil başvurusunda bulunduğunu, halbuki markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, ayrıca davacının yayına itirazının reddine ve YİDK kararı ile de itirazının reddine karar verildiğini, oysa ERSA markasının müvekkil tarafından uzun yıllardır süren yatırımlar, tanıtım faaliyetleri, emek ve çaba ile sektöründe oldukça iyi bilinen ve tanınan bir marka haline getirildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, ZERSA markasının tescili halinde müvekkilin zarar göreceğini belirterek 27.05.2014 tarihli ve 2014-M-8176 sayılı YİDK kararının iptali ve markanın 20. sınıfta tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcilerine usulüne uygun tebligatın yapılmasına rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür.
Mahkemece, davacının “ERSA” markası ve “ERSA” esas unsurlu ibareli markalarıyla davalının “ZERSA” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının ” ZERSA” ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait “ERSA” markası ve “ERSA” esas unsurlu ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, bunun sonucunda davacının “ERSA” markası ve “ERSA” esas unsurlu ibareli markalarından yararlanmak isterken davalının “ZERSA” başvuru markasından yararlanmak biçiminde bir yanılgıya düşmeyeceği, aksinin hayatın olağan akışına ve normal hayat tecrübelerine de aykırı olacağı, esasen gerçekçi bir yaklaşım da olmayacağı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, belli bir bilinirlik seviyesine ulaşmış da olsa bir markanın kendisinin aynısı veya benzerine karşı korunabileceği, oysa davacı markaları ile davalı başvurusu arasında bu yönde bir benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8(4) maddesindeki risklerin ispat edilemediği, KHK’nın 8/5 maddesindeki davacının ticaret ünvanına dayalı sınai hak mülkiyet iddiasının davalı başvurusuna engel oluşturmayacağından bu yönden de davanın reddi gerektiği, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı kanıtlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olup, mahkemece, başvuru konusu marka ve davacının markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1,b anlamında benzerlik bulunmadığı, karıştırılma ihtimalinin olmadığı, diğer şartların da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyor olması hususu, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 556 sayılı KHK m. 8/1-b hükmü ile marka tescilinde nispi ret nedeni, m. 42/1-b hükmü ile de hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, taraf markalarının kelime markası olması, genel izlenim itibariyle benzer olması, tek bir harfin farklılaşmaya yeterli olmaması sebepleriyle markaların benzer olduğu ve halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
07.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Özet
Bu bilimsel makale, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2021/3839 Esas ve 2022/7833 Karar sayılı ilamı çerçevesinde, marka hukukunun en temel uyuşmazlık alanlarından biri olan “iltibas” (karıştırılma ihtimali) kavramını irdelemektedir. Çalışmada, “ERSA” ve “ZERSA” markaları arasındaki “Z” harfi farklılığının, ortalama tüketici nezdinde markaları ayrıştırmaya yetip yetmediği hukuki bir perspektifle analiz edilmektedir. Yargıtay, yerel mahkemenin “farklı algılanır” yönündeki kararını bozarak; kısa kelime markalarında tek bir harf eklenmesinin veya çıkarılmasının, markaların bütünsel izlenimini değiştirmediğini ve işletmesel bağlantılandırma riskini ortadan kaldırmadığını hüküm altına almıştır. Makale, mülga 556 sayılı KHK ve güncel Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında markaların benzerlik kriterlerini, doktrin ve istikrarlı yargı kararlarıyla harmanlayarak sunmaktadır.
Giriş
Marka hukukunda asıl amaç, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerden ayırt etmektir. Bu ayırt edicilik işlevinin zedelendiği en önemli nokta, halkın markaları birbirine karıştırmasıdır. Çalışmanın konusunu oluşturan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 07.11.2022 tarihli, 2021/3839 E. ve 2022/7833 K. sayılı kararı, marka benzerliği analizinde harf odaklı değil, “bütünsel intiba” odaklı bir yaklaşımın önemini vurgulamaktadır.
Bu makalenin amacı, anılan karar ışığında Yargıtay‘ın “tek harf farklılığının iltibası bertaraf etmeye yetmediği” yönündeki görüşünü derinlemesine incelemek ve bu yaklaşımın marka tescil süreçlerindeki yansımalarını değerlendirmektir.
İnceleme Konusu Yargıtay Kararının Analizi
1. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
Yargıtay, uyuşmazlığı davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesine dayandırmıştır. Bu maddeye göre, markaların benzerliği için üç temel kriter esas alınır:
-
Görsel Benzerlik: Yazım stili ve harf dizilişindeki yakınlık.
-
İşitsel (Sescil) Benzerlik: Markalar telaffuz edildiğinde kulakta bıraktığı tını.
-
Anlamsal (Kavramsal) Benzerlik: Markaların çağrıştırdığı ortak fikir.
Yüksek Mahkeme, “ERSA” ve “ZERSA” ibarelerini bu üç kriter açısından değerlendirerek, “Z” harfinin eklenmesinin markaları birbirinden koparmaya yetmediğini saptamıştır.
2. Gerekçenin Analizi
Yargıtay‘ın kararındaki mantık silsilesi şu şekildedir:
-
Marka Türü: Her iki işaret de kelime markasıdır. Herhangi bir logo veya ayırt edici grafik unsur içermemektedir.
-
Genel İzlenim: Tüketiciler markaları yan yana getirip laboratuvar incelemesi yapmaz; zihnindeki eksik anı ile karar verir. “ERSA” kökü, “ZERSA” içinde aynen korunmaktadır.
-
Harf Değişikliğinin Etkisi: Kelime markası olması ve genel izlenimin benzerliği nedeniyle “Z” harfi, markayı önceki markadan tamamen bağımsız kılacak bir güçte değildir.
-
Hüküm: Markalar benzerdir ve halkın bu markaları aynı işletmeden geliyormuş gibi algılama (işletmesel bağlantılandırma) riski yüksektir.
3. Karardaki Kilit Cümleler
“Taraf markalarının kelime markası olması, genel izlenim itibariyle benzer olması, tek bir harfin farklılaşmaya yeterli olmaması sebepleriyle markaların benzer olduğu ve halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmaktadır.”
Yargıtay’ın Konuya İlişkin İstikrarlı Görüşü ve Destekleyici İçtihatlar
Yargıtay‘ın bu kararı, marka hukukundaki “bütünsel intiba” ilkesinin istikrarlı bir tezahürüdür. Aşağıdaki kararlar bu görüşü desteklemektedir:
-
Yargıtay 11. HD, E. 2014/17812, K. 2015/341, T. 14.01.2015: İbarelerin başındaki veya sonundaki tek harf eklemelerinin karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı vurgulanmıştır.
-
Yargıtay 11. HD, E. 2016/5231, K. 2018/1420, T. 26.02.2018: “Pilsa” ve “Apilsa” örneğinde olduğu gibi, tek harf farkının görsel ve işitsel benzerliği yok etmediği kabul edilmiştir.
-
Yargıtay HGK, E. 2017/11-45, K. 2019/320, T. 19.03.2019: Kısa markalarda ayırt ediciliğin harf odaklı değil, markanın bıraktığı genel “tını” üzerinden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Uygulamadan Örnekler ve Hukuki Niteleme Sorunları
Çekişme Konusu Örnekler
Yargıtay bakış açısıyla, neyin benzer kabul edildiğini somutlaştıralım:
-
Hukuka Aykırı (Benzer): “ALFA” vs “BALFA”, “MODA” vs “MODAS”, “ERSA” vs “ZERSA”. Bu örneklerde kök kelime aynen muhafaza edildiği için tek harf eklenmesi “seri marka” algısı yaratır.
-
Hukuka Uygun (Benzer Değil): Eğer kelime uzun olsaydı veya anlam tamamen değişseydi (Örn: “GÜL” vs “GÜLLE”), tek harf anlam kaymasına yol açtığı için iltibas oluşmayabilirdi.
Bilimsel Görüşler (Doktrin)
Doktrinde Prof. Dr. Ünal Tekinalp, markaların “parçalanarak değil, bütünsel olarak” incelenmesi gerektiğini savunur. Prof. Dr. Sabih Arkan‘a göre de; ortalama tüketici, markayı bir bütün olarak algılar ve aradaki ufak harf farklarını ayırt edecek dikkati her zaman sergilemez. Bu bilimsel görüşler, Yargıtay‘ın incelediğimiz kararındaki “tek harf farklılaşmaya yetmez” teziyle tam bir paralellik içindedir.
Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Bakış
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) ve Avrupa Adalet Divanı (ABAD) içtihatlarında da benzer bir “Küresel Değerlendirme” ilkesi hakimdir. Sabel/Puma (C-251/95) davasında belirtildiği üzere; karıştırılma ihtimali, markaların görsel, işitsel ve kavramsal benzerliklerinin bütünsel bir takdirine dayanmalıdır. Alman Federal Mahkemesi (BGH) uygulamalarında da “baş harf” veya “baş hece” benzerliği, markanın bütünü üzerinde baskın bir rol oynadığı sürece iltibas nedeni sayılmaktadır.
Sonuç
Yargıtay 11. HD. 2021/3839 E. sayılı kararı, marka tescil başvurularında sadece bir harf değiştirerek tescil alma stratejisinin hukuken sakat olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. “ERSA” gibi güçlü ve ayırt edici bir markanın önüne “Z” harfi ekleyerek “ZERSA” şeklinde yeni bir marka yaratmak, dürüst ticari kurallarla bağdaşmadığı gibi, halkın yanıltılmasına da zemin hazırlamaktadır.
Uygulayıcılara (avukatlar, hakimler) çıkarım: Marka benzerliği analizinde harfleri saymak yerine, tüketicinin markayı duyduğunda veya gördüğünde zihninde uyanan “ilk ve bütünsel intibaya” odaklanılmalıdır. Yatırımcılar ise, yüksek marka tescil ücreti ve yargılama giderleriyle karşılaşmamak adına, mevcut markaların köklerinden türetilen değil, tamamen özgün ibarelere yönelmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
-
Marka iltibası nedir? Tüketicinin bir markayı diğeriyle karıştırması veya iki marka arasında ticari bir bağ olduğunu düşünmesidir.
-
“ERSA” ve “ZERSA” neden benzer bulundu? Kelime yapılarının neredeyse aynı olması ve “Z” harfinin ayırt edicilik sağlamaması nedeniyle.
-
Tek bir harf değişikliği markayı farklı kılar mı? Kural olarak hayır; bütünsel intiba benzerse iltibas oluşur.
-
TÜRKPATENT YİDK kararı nedir? Marka başvurularına yapılan itirazların kurum içindeki nihai karar merciidir.
-
Marka hükümsüzlüğü davası nedir? Tescil edilmiş bir markanın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle mahkemece iptal edilmesidir.
-
marka tescil başvurusu neden reddedilir? Önceki markalara benzerlik, ayırt edici olmama veya kötü niyet gibi nedenlerle.
-
Yargıtay kararları emsal nitelikte midir? Evet, benzer uyuşmazlıklarda mahkemeler için yol göstericidir.
-
Marka benzerliğinde hangi kriterlere bakılır? Görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğe bakılır.
-
Ortalama tüketici kriteri nedir? Markayı satın alan, makul düzeyde dikkatli halk kitlesidir.
-
İltibas için markaların aynı sektörde olması şart mı? Evet, kural olarak mal veya hizmetlerin benzer olması gerekir.
-
Sınai Mülkiyet Kanunu 6. madde neyi düzenler? Marka tescilinde nispi ret nedenlerini.
-
Kötü niyetli marka başvurusu nedir? Başkasının markasından yararlanmak amacıyla yapılan başvurudur.
-
Marka davası ne kadar sürer? Ortalama 1,5 ile 3 yıl arasında değişebilir.
-
Yargıtay yerel mahkeme kararını neden bozar? Hukukun yanlış uygulanması veya eksik inceleme nedeniyle.
-
Marka tescilinde logo kullanımı önemli midir? Evet, logo kelime benzerliğini bazen zayıflatabilir veya güçlendirebilir.
-
marka tescil ücreti neye göre belirlenir? Tescil edilecek sınıf (emtia) sayısına göre.
-
Marka yayınına itiraz süresi ne kadardır? Yayın tarihinden itibaren 2 aydır.
-
556 sayılı KHK hala uygulanıyor mu? 2017 öncesi başvurular için hala uygulanmaktadır.
-
Marka hakları kaç yıl korunur? Tescil tarihinden itibaren 10 yıl (yenilenebilir).
-
Anlamsal benzerlik nedir? Kelimeler farklı olsa bile zihinde aynı çağrışımı yapmasıdır (Örn: Kaplan-Pars).
-
İşitsel benzerlik nasıl ölçülür? Kelimelerin telaffuzunda ortaya çıkan ses ritmi ve vurgusuna bakılır.
-
Marka benzerliğinde uzman görüşü alınır mı? Evet, mahkemeler genellikle bilirkişi raporuna başvurur.
-
“Seri marka” nedir? Bir işletmenin ana markasından türettiği yan markalardır.
-
İşletmesel bağlantı riski nedir? Tüketicinin “ZERSA”nın, “ERSA”nın bir yan ürünü olduğunu sanmasıdır.
-
Markada harf ekleme stratejisi neden risklidir? Yargıtay bu tür eklemeleri genellikle kötü niyetli veya iltibasa açık bulur.
-
Marka tescilinde hangi sınıflar var? 1-34 arası mallar, 35-45 arası hizmetler.
-
Marka koruması ne zaman başlar? Başvuru tarihi itibarıyla başlar.
-
Hükümsüzlük davası ne zaman açılabilir? Marka tescilinden itibaren 5 yıl içinde (kötü niyet varsa süresiz).
-
marka tescil öncesi araştırma neden önemlidir? İptal ve tazminat davalarından kaçınmak için.
-
İşaret ve marka arasındaki fark nedir? İşaret her türlü semboldür; marka ise tescil ile koruma altına alınmış işarettir.
Dilara AYDIN
Avukat & Arabulucu
Paraf Hukuk Kurucusu ve Yöneticisi
NOT:
“Yorumlar, ilgili Yargıtay kararlarının öznel değerlendirmesidir. Her somut olay farklılık gösterebilir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır, bağlayıcı hukuk görüşü teşkil etmez.”
Keçiören Patent
ETKİN PATENT | MARKA STRATEJİSTİ: BÜLENT AYDIN
Keçiören Patent, 21 yılı aşkın kurumsal tecrübeye sahip Etkin Patent bünyesinde faaliyet gösteren tescilli ulusal sınai mülkiyet kuruluşudur. Yayınlanan tüm makaleler, rehberler ve sektörel içerikler, marka tescili süreçlerinde hatalı işlem yapılmasını önlemek amacıyla uzman marka stratejistleri ve sınai mülkiyet danışmanlarının denetiminden geçerek doğrulanmıştır. Platformumuzda sunulan güncel içtihatlar ve tescil metotları, marka haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde eksiksiz korunmasını hedefleyen operasyonel bir süzgecin ürünütedir.
